SONUÇ VE ÖNERİLER

Tekstil ve hazır giyim sektörü 18. yüzyıldan başlayarak gelişmiş ülkelerin

sanayileşmelerinde ve kalkınmalarında önemli rol oynamıştır. Bu ülkeler, sektördeki rekabet

avantajını yitirmeye başlayınca 1961 yılından itibaren az gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan

ülkelere kota uygulayarak iç sanayilerini korumuşlardır. 1996 yılında imzalan Tekstil ve

Konfeksiyon Antlaşması (Agreement on Textiles and Clothing-ATC) ile 2005 yılından

itibaren tüm dünyada tekstil ve konfeksiyon ürünlerine yönelik kotalar kaldırılmıştır. Tekstil

ve Konfeksiyon Antlaşması’ndan sonra gelişmiş ülkeler teknik tekstiller ve moda-marka

ürünlerin üretimine ağırlık vermiş, katma değeri düşük ve tüketici harcamaları içindeki payı

azalan geleneksel tekstil ve hazır giyim ürünlerinin üretimini terk etmeye başlamışlardır. Bu

süreçte, bazı gelişmiş ülkelerin tekstil ve hazır giyim sanayileri içinde teknik tekstillerin

üretimdeki payı % 40’lara kadar ulaşmıştır.

Bu çalışmada teknik tekstillerin % 70’nı oluşturduğu düşünülen ürünlerin toplam

dünya ithalatı 2002 yılında 48 milyar, 2003 yılında ise 55 milyar Dolar olarak tespit

edilmiştir. Geriye kalan % 30’lık ürün grubunun toplam ithalat değerinin de 25 milyar dolar

olduğu tahmin edildiğinden 2003 yılı verilerine göre teknik tekstiller toplam dünya ithalatının

yaklaşık 80 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Dış ticaret değerleri tespit edilebilen

ürün gruplarının 2003 yılındaki ithalat verilerine bakıldığında 4 ürün grubu dışındaki 51 ürün

grubunda yüksek oranlarda artışlar görülmektedir. Yüksek oranlı artışların istikrarlı bir

şekilde devam ederek, sektörün gelecekte büyük bir pazar değerine ulaşacağı tahmin

edilmektedir.

Teknik tekstiller daha çok bir ara sektör konumundadır. Sektörün önemli bir kısmının

gelişimi inşaat, taşıt araçları, diğer imalat sanayi, tarım ve sağlık alanındaki gelişmelere ve bu

sektörlerin ihtiyaçlarına bağlıdır. Dünya teknik tekstil sektöründe ortaya çıkan yeni ürünler bir

çok eski ürünün yerine kullanılacak ve yüksek teknoloji ile üretilmiş yüksek performanslı

ürünlerin ortaya çıkmasıyla yeni niş pazarlar ortaya çıkacaktır. Bu ürünlerin, geleneksel

ürünlerden daha fazla kullanım kolaylığı sağlaması, yeni ihtiyaçları karşılaması nedeniyle

dünya pazarlarında kısa sürede önemli bir yer edineceği öngörülmektedir. Teknik tekstil

ürünleri pazarının gerek toplamda gerekse de kullanım alanlarına göre alt gruplar itibariyle

geleneksel tekstil ürünlerinden daha fazla büyümesi beklenmektedir.

Tekstil malzemelerinin bir çok sektörde kullanımı artık bir zorunluluk halini almıştır.

Yine bir çok sektördeki gelişme ve ilerleme tekstil malzemelerindeki gelişme ve ilerlemelere

bağlıdır. Tekstil liflerinin destekleyici özelliği olmadan lastiklerin darbe emici özelliğe sahip

olması ve lastiklerin yer ile teması yüzünden ciddi bir ısıl ve mekanik dayanım göstermeleri

imkansızdır. Artık tekstil sanayii geleneksel örtünme ve süslenme özelliklerinden sıyrılmakta,

çok farklı işlevlere sahip olmaktadır.

Teknik tekstiller alanındaki gelişmeler, diğer disiplinlerle yapılacak ortak çalışmalar

sonucundaki ilerlemeler sayesinde ülkemizde kronikleşen sağlık, ulaşım gibi bir çok alandaki

sorunların giderilmesine de önemli katkılar sağlayacaktır. Teknik tekstillerin tarım alanında

kullanımı, ülkemizdeki tarım sektöründe verim artışına ciddi katkı sağlayabilecektir. Öte

yandan, tıpta kullanılan teknik tekstil ürünlerindeki gelişmeler ile kamunun üzerindeki bir çok

sağlık maliyeti düşürülebilecek ve bu alandaki verimlilik artırılabilecektir.

68

Teknik tekstil alanındaki gelişmeler bir çok sektörü derinden etkileyip, yok olmasına

neden olabilecektir. Ütü gerektirmeyen kumaş ve elbiselerin, leke tutmayan elbise ve

kumaşların üretilmesi, ütü, ütü masası, çamaşır makinaları, deterjan gibi ürünlere olan talebi

önemli oranda azaltacaktır.

Teknik tekstiller, dünyanın tekstil ve hazır giyim endüstrisine bakış açısını değiştirmiş

ve bir çok gelişmiş ülke bu alana özel önem vermeye başlamıştır. Söz konusu ülkelerde teknik

tekstiller konusunda kamu otoriteleri tarafından özel çalışma grupları/takımları

oluşturulmuştur. Ayrıca, bu ülkelerde teknik tekstil üreticileri güç birliği oluşturmak için

teknik tekstil dernekleri/birlikleri oluşturmuşlardır. Bu dernekler gün geçtikçe yaygınlaşmaya

ve büyüme devam etmektedir.

Gerek ülkemizdeki tekstil ve konfeksiyon sektörlerindeki mevcut yatırımların

büyüklüğü, gerekse sektörün ekonomiye olan katkısı ve sektöre katkı sağlayan kimya, tarım

gibi sektörlerdeki yatırımlar nedeniyle, ülkemizin sektörü terk etmesi yerine, dünya

pazarlarındaki gelişmelere paralel olarak bu sektörde yapısal bir dönüşüm gerçekleştirilerek

firmalarımız teknik tekstil ürünlerinin üretimine yönlendirilmelidir. Türkiye’nin tekstil ve

konfeksiyon sektöründeki yapısı ve ürün kompozisyonu değişmediği sürece firmalarımız çok

düşük kar marjları ile çalışmak zorunda kalacaktır.

Türk teknik tekstil sektörünün gelişmesini etkileyen temel faktörlerin, ar-ge, eğitim,

yatırım ve pazar istihbaratı ve tanıtım faaliyetleri konusundaki yetersizlikler olduğu

düşünülmektedir. Söz konusu faktörler aşağıda ayrı ayrı değerlendirilerek konuyla ilgili

öneriler sıralanmıştır.

Ar-Ge

Teknik tekstillerin kapasitesine ve teknik tekstiller sanayinin karmaşıklığına ve

zenginliğine katkıda bulunan diğer malzeme teknolojileri ile arasında kesişmeler ve ortak

alanlar bulunmaktadır. Teknik tekstiller artan bir şekilde köpükler, filmler, tozlar, reçineler,

plastik ve metalleri içeren daha geniş bir disiplin olan esnek mühendislik materyallerinin bir

parçası olarak görülmektedir. Firmaların tek başına bu alanları da kapsayacak çok disiplinli

araştırma geliştirme faaliyetleri yapmaları oldukça zor, pahalı ve karmaşıktır. Bu nedenle,

ulusal araştırma merkezlerine, tekstil araştırma merkezlerine ve tekstil enstitülerine önemli bir

rol düşmektedir. Ülkemizdeki tekstil sektörünün ar-ge’ye bakış açısı, mevcut uygulamalar,

firmalarımızın yapısı da göz önüne alındığında, araştırma geliştirme faaliyetlerini firmalardan

tek başlarına yapmalarını beklemek gerçekçi değildir. Bu alandaki ar-ge faaliyetlerinin teknik

yönden desteklenmesi ve gerektiğinde yürütülmesi için ülkemizde bir tekstil enstitüsünün

kurulmasına ihtiyaç vardır. Tekstil enstitüsünün Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma

Kurumu’na (TÜBİTAK) bağlı olarak faaliyet gösteren Marmara Araştırma Merkezi

bünyesinde kurulmasının daha faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu tür bir yapılanma ile

ülkemizde tekstil teknolojisi üretiminde de önemli adımlar atılabilecektir.

Teknik tekstillerin üretiminde ilerlemek için tekstil mühendisliğinin yanı sıra diğer fen

bilimlerinden de önemli ölçüde yararlanılması gerekmektedir. Teknik tekstil ürünleri,

nanoteknoloji ve biyoteknoloji gibi disiplinlerin katkılarıyla gelecekte çok farklı bir boyuta

69

taşınacaktır. Bu alanda üretim yapan firmalar yüksek karlar elde edecektir. Bu alan, disiplinler

arası bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu nedenle sektörle ilgili ar-ge faaliyetlerinin kurumsal

düzeyde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Teknik tekstil üretiminde en önemli faktör şüphesiz yapılan ar-ge faaliyetleridir. Türk

tekstil ve hazır giyim firmalarının ar-ge faaliyetleri için çok az kaynak ayırdıkları, ar-ge’ye

yönelik devlet desteklerini yeterince kullanmadıkları ve bilim kuruluşlarıyla istenen düzeyde

işbirliği yapmadıkları bilinmektedir. 1995 yılından itibaren Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM)

tarafından desteklenen ve TÜBİTAK tarafından uygulanan toplam “Araştırma-Geliştirme”

desteğinin sadece % 1,7’si tekstil ve hazır giyim firmaları tarafından kullanılmıştır. Söz

konusu destek sanayi kuruluşlarının araştırma-geliştirme nitelikli projelerine % 60’a varan

oranlarda 3 yıl süreyle hibe destek sağlamaktadır. Firmalarımızın bu araştırma ve geliştirme

desteğinden azami ölçüde faydalanmaları önerilmektedir. Ayrıca, yabancı firmalarla ortak arge

yapma imkanı sağlayan AB Çerçeve Programı gibi desteklerde değerlendirilmelidir.

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası üyelerinin kurdukları Türk Tekstil Vakfı

(TTV) öncülüğünde, Üniversite - Sanayi Ortak Araştırma Merkezleri Programı (ÜSAMP)

çerçevesinde, Ege Üniversitesi ve TÜBİTAK’ın ortak girişimiyle Aralık 2000’de kurulan

Tekstil Araştırma Merkezi (TAM) 01 Ocak 2002 tarihi itibari ile faaliyetlerine başlamıştır.

Türk Tekstil ve Konfeksiyon Sanayinin büyük ihtiyaç duyduğu ar-ge, kalite kontrol,

danışmanlık, yayın, yayım ve eğitim konularında çalışmalar yapan TÜBİTAK-TAM’da, Türk

Tekstil ve Konfeksiyon Sanayinin rekabet gücünü arttırmak, tekstil sanayinin yaşadığı

sorunları gidermek, mevcut güçlü pozisyonunu korumak ve geliştirmek için farklılık

yaratmak, alışılmışın herkesin kolaylıkla yapabildiğinin dışında ürünlerin ve hizmetlerin

yaratılması için projeler yapılmaktadır. Bu başarılı girişimin mali açıdan desteklenmesinin

Türk tekstil sanayinin geleceği açısından çok önemli olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle,

akademik çevreler tarafından talep edildiği gibi tekstil ürünlerinin ihracat ve ithalatından %

0,1’lik kesinti yapılması ve bu kesintinin bu kurumların eğitim, öğretim ve ar-ge

faaliyetlerinde kullanılması önerisi değerlendirilmelidir. Artık, tekstil endüstrisinin geleceği

üretimin yapıldığı fabrika ve atölyelerde değil, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin

yürütüldüğü laboratuarlarda, araştırma merkezlerinde veya enstitülerde belirlenmektedir.

Teknik tekstil sektörü gibi teknoloji ve yapım bilgisi (know how) gerektiren

sektörlerin ülkemizde gelişimini ve bu gelişmenin devamlılığını sağlamak için innovasyon,

tekstil teknolojisi, tasarım gibi konularda bilim kuruluşlarının yoğun olarak araştırma ve

geliştirme faaliyetlerinde bulunması gerekmektedir.

Teknik tekstiller savunma sanayiinin önemli bir aktörü olmaya adaydır. ABD

Savunma Bölümü’nün kayıtlarına göre 300’ü doğrudan saldırıda olmak üzere, toplam 10 bin

adet kısmi olarak veya tamamen tekstilden yapılmış eşya ABD Ordusu’nda kullanılmaktadır.

Bu ürünlerin bazıları savaş veya çarpışma esnasında kullanıcısına önemli üstünlükler

sağlamaktadır. Orduda kullanılan teknik tekstiller alanındaki gelişmeler ile ülkemiz için

hayati önem taşıyan milli savunma alanında ülkemize önemli üstünlükler sağlanabilecektir.

Bu nedenle, teknik tekstiller ile ilgili yürütülecek araştırma geliştirme faaliyetlerinin ticari

faydalarının yanında milli savunmamıza sağlayacağı katkılar nedeniyle de üzerinde önemle

durulması gereken bir konudur.

70

Eğitim

Teknik tekstiller alanında başarı sağlanması için gerekli temel şartlardan birisi de

yetişmiş insan kaynağıdır. Bunun için, tekstil alanındaki eğitimin artık geleneksel tekstil

mühendisliği eğitiminin boyutlarını aşıp, her bir alt dalın ayrı bir disiplin halinde yürütüldüğü

tekstil fakültelerinde verilmesi gerekmektedir. Ülkemizde tekstil mühendisliği alanında

yürütülen eğitim müfredatı, teknik tekstiller konusundaki faaliyetleri yürütecek insan

kaynaklarını yetiştirmekten uzaktır. Bu nedenle, üniversitelerimizin tekstil mühendisliği

fakülteleri kurulması talepleri değerlendirilmelidir.

Pazar İstihbaratı (Market Intelligence) ve Yatırım

Teknik tekstillerin artan pazar değeri, stratejik önemi ve tekstil ve konfeksiyon

sektörüne daha önce yapılmış yatırımların bu alana kanalize edilerek yapısal dönüşümün

sağlanması için bir teşvik paketinin hazırlanması önerilmektedir. Uygulanacak teşviğin

kapsamı ve esaslarının belirlenmesi, durum tesbiti yapılması ve yol haritası hazırlanması için

bir çalışma grubu oluşturulmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

Teknik tekstiller gelecekte, günümüzdeki bilgi işlem ve ofis araçlarında olduğu gibi

bir çok ihtiyacı karşılayacak ve bu sektör gibi dünya pazarında önemli bir paya sahip

olacaktır. Teknik tekstiller dünya ithalatının 2003 yılında yaklaşık 80 milyar dolar civarında

olmasına rağmen iç tüketim de dahil edildiğinde sektör dev bir pazar olma yolunda

ilerlemektedir.

Gümrük Birliği kararı öncesinde AB’nin uyguladığı kotaların kalkması sonucu bu

pazardan gelecek talep beklentisiyle, ülkemizde tekstil ve hazır giyim sektöründe çok fazla

yatırım yapılmıştır. Gümrük Birliği kararından sonra beklenen gerçekleşmemiş ve bu

yatırımların önemli bir kısmı atıl kalmıştır. Benzer bir duruma düşülmemesi için teknik

tekstiller alanında yapılacak yatırımların çok dikkatli seçilmesi gerekmektedir.

Teknik tekstiller kendi içerisinde katma değeri yüksek ve gelecek vaat eden ürün

gruplarının yanında çadır bezi gibi katma değeri düşük, pazar payı belli bir doygunluğa

ulaşmış ve pazar değeri sınırlı oranda artması beklenen alt sektörleri de içermektedir. Bu

nedenle, teknik tekstiller içerisinde pazar potansiyeli yüksek olan jeotekstiller, taşımacılık

tekstilleri, hijyen ve tıbbi teknik tekstilleri, tekstil takviyeli kompozitler, yüksek performanslı

elyaflar, akıllı tekstiller, koruyucu giysiler, bina ve inşaat teknik tekstilleri ve tarım teknik

tekstillerinde yoğunlaşılması ve yatırımların bu alanlara yönlendirilmesi önerilmektedir.

Teknik tekstiller alanında sağlanacak teşvik ve yatırımlar dahilinde, geleneksel tekstil ve

konfeksiyon sektöründe yapıldığı gibi aşırı bir kapasiteye izin verilmemelidir.

Teknik tekstiller ve diğer sektörlerin gelişmesi için sadece yurt içi kaynaklarla yatırım

yapılması ihtiyacı karşılamayacağı için doğrudan yabancı yatırıma da ihtiyaç vardır.

Doğrudan yabancı yatırımın çekilebilmesi için promosyon (geliştirme) faaliyetlerine ağırlık

verilmelidir.

Teknik tekstil alanında faaliyet gösteren veya gösterecek firmaların başarısında

tedarikçileri oldukları veya ürünlerini kullanan diğer sektörlerdeki gelişmeler de önemli bir

71

etkendir. Bu nedenle bu alanda yatırım yapılırken mutlaka tedarik sağlanan sektörün durumu

ve geleceği de iyi analiz edilmelidir.

Teknik tekstil alanında faaliyet gösteren firmalarımızın sadece iç piyasa ile ayakta

kalmaları ve sadece iç piyasaya uygun üretim yapmaları, sektörün geleceğini tehlikeye

atacaktır. Bu nedenle, dış pazarların sürekli izlenerek firmalarımızın dünya pazarlarından

haberdar edilmeleri, pazarlardaki ihracat imkanları ve eğilimler konularında firmalarımıza

pazar istihbaratı sağlanmalıdır. Sağlıklı bir pazar istihbaratı ile firmalarımızın yanlış yatırım

kararları vermelerinin önüne geçilebileceği gibi mevcut pazar paylarının artırılmasında ve

yeni pazarlara girişlerinde de önemli katkılar sağlanacaktır. Özellikle, sektörün küresel bir

boyut kazanabilmesi için ihracat imkanları süreklilik arz edecek şekilde takip edilmeli,

firmalar bu çerçevede bilgilendirilmeli ve yönlendirilmelidir.

Tanıtım

Tanıtım faaliyetinin en önemli amacı bu alana yatırım yapacak girişimcilerin

oluşturulmasına yönelik olmalıdır. Sektörle ilgili ulusal ve uluslararası konferans, seminer ve

panel gibi organizasyonların düzenlenmesi, sektör hakkında firmaların bilgilendirilmesi, ortak

bir bilinç oluşturulmasının önemli faydalar sağlayacağı düşünülmektedir. Tüm dünyada,

özellikle gelişmiş ülkelerde neredeyse her ay sektörle ilgili tüm tarafların katıldığı

sempozyumlar, paneller ve konferanslar düzenlenmektedir. Öte yandan, ülkemizdeki tekstil

araştırma merkezleri ve üniversiteler teknolojik gelişmeler, ar-ge faaliyetleri konusunda

firmalarımızı bilgilendirmelidir. Bunlara ilaveten, sektörde faaliyet gösteren firmaların dünya

pazarlarında tanıtılması da sektörün gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Sonuç olarak teknik tekstillerin ekonomik alanı ve önemi, tekstil endüstrisinin

kendisinin de çok ötesine geçmiştir, insanların her türlü ekonomik ve sosyal faaliyetlerinin

üzerinde etkileri bulunmaktadır. Sektörün pazar değerinin geometrik olarak artacağı

beklendiğinden geleneksel üretim yapısına sahip Türk tekstil endüstrisinin önemli bir

bölümünün teknik tekstillere dönüşümünün sağlanması gerekmektedir.