Koruyucu Giysiler (Protech)

Koruyucu giysiler kişinin zararlı maddelere, kötü çevre koşullarına maruz kalma

riskini önlemek ve bu riskten korunmasını sağlamak ve/veya bu riski azaltmak için giyilen

giysilerdir. Çeşitli risk ortamlarında çalışan itfaiyeciler, güvenlik personeli, otomobil

yarışçıları, tıbbi personel, ağır sanayi işçileri v.b. insanların dış etkilerden korunması amacı ile

üretilen kıyafetlere “koruyucu elbiseler” denir. Bu elbiselerin özellikleri kullanıldıkları

endüstrinin ihtiyaç ve beklentilerine göre değişir. Bu tip ürünler yüksek sıcaklığa

 dayanabilen ve yüksek mukavemete

sahip olan “yüksek performanslı lifler” veya iplik yapılarında yapılan

ufak değişiklikler ile çeşitli apreler ile üretilirler.37

Koruyucu giysilerde en önemli husus insan hayatının korunmasıdır. Ayrı bir tekstil

malzemesinden ziyade giysinin kendisi koruma sağlar, fakat tekstil kumaşı bütün koruyucu

giysilerde ve diğer koruyucu tekstil ürünlerinde kritik unsurdur. Giysiyi giyen kişi ve

potansiyel yaralanma kaynağı arasındaki güvenlik bariyeri olarak, bir kazanın kurbanı

tarafından yaşanan yaralanma derecesini belirleyecek olan kumaşın özellikleridir.

Literatürde özel olarak bahsedilen koruyucu giysi tipleri şunlardır: çadırlar, kasklar

(miğferler), eldivenler (el ve kol korunması için), uyku tulumları, hayatta kalma çantaları ve

takım elbiseleri, yangından-koruyucu giysiler, ısıya dayanıklı giysiler, çift taraflı ceketler,

balistik dayanımlı yelekler, biyolojik ve kimyasal koruyucu giysiler, patlamaya dayanıklı

yelekler, alev almayan başlıklar ve eldivenler, erimiş metal koruyucu giysiler, yüzdürme

yelekleri, donmayı (hipotermiya) önleyici ve kanallı ılık hava giysileri dahil askeri koruyucu

giysiler, denizaltı koruyucu giysileri, dalgıç giysileri ve dalma derileri, hayat salları, özel

havlu ve bezler, ışınlardan koruyucu tulumlar, arktik hayatta kalma giysileri, halatlar ve

emniyet kemerleri.

Kendileri için koruyucu giysilerin ve diğer ürünlerin yapıldığı, literatürde özel olarak

belirtilen iş ve faaliyet tipleri şunlardır: polis, güvenlik görevlileri, dağcılık, mağaracılık,

tırmanma, kayak, uçak personeli (askeri ve sivil), askerler, denizciler, denizaltıcılar,

dökümhane ve cam işçileri, itfaiyeciler, su sporları, kış sporları, ticari balıkçılık ve dağcılık,

deniz dibi petrol ve benzin ekipmanı işçileri, sağlık bakımı, yarış sürücüleri, astronotlar,

kömür madenciliği ve sağlık depo işçileri.

Teknik tekstiller, özellikle düşmana ait çevrelerde hareket etmesi, yaşaması, hayatta

kalması ve savaşması gereken askeri kuvvetler için önemli özellikler sunmaktadır. Askeri

kuvvetler, konforları ve hayatta kalabilmeleri için gerekli bütün malzemeleri taşımalı veya

giymelidir ve bu nedenle en hafif, kompak, sağlam ve yüksek performanslı özel üniforma ve

ekipmana ihtiyaçları vardır. Bireyleri çevreden ve savaştaki tehlikelerden korumak için hayati

önem taşıyan gereksinimler, dünyanın önde gelen uluslarının askeri kullanım için en gelişmiş

teknik tekstilleri geliştirmek ve sağlamak için önemli ölçüde kaynak harcamalarını

sağlamıştır.

Isı, alev, erimiş metal sıçramaları, aşırı soğuk ve donma, radyasyon kaynakları ve

benzerinden korunma hem sivil hem de askeri koruma uygulamaları için başlıca taleptir.

Talebi etkileyen şartları; özel çevresel tehlikeler, koruma derecesi, konfor seviyesi, giysilerin

dayanıklılığı, estetik ve yasalar, tüketicinin olası tehlikelerin farkında olması ve benzeri

sosyolojik faktörler oluşturmaktadır. 38

Güneşin zararlı UV ışınlarından korunmanın bir yolu da güneşten koruyan giysilerdir.

Bir çok kumaş güneşin UV ışınlarını engellese de tüm kumaşlar güneşten koruyan sınıfına

dahil edilemezler. Güneşten koruyan giysiler, klasik yazlık kumaşlardan ayrılmaktadır. UV

ışınlarına karşı koruma sağlayan giysilerin giyilmesi cilt kanseri riskinin gelişmesini azaltmak

için bilinen en sağlıklı ve en yaygın metottur. Cildin rengine göre ve çevrenin yansıma oranlarına göre

koruyucu giysilerin özelliklerinin saptanması, insanların koruyucu giysileri

daha bilinçli kullanmasına itecektir.39

Genel anlamda, koruyucu giysiler sekiz ana kategoride sınıflandırılabilir. 40

Termal Koruma Giysileri: Isıya, aleve, eriyen metallerin sıçramalarına, radyasyona

ve aşırı soğuğa karşı koruma sağlayan elbiselerdir. Termal koruyucu elbiseler, aleve ve ısıya

maruz kalmaya karşı koyan ya da aşırı çevre koşullarında ısı transferine karşı yalıtım sağlayan

geniş bir yelpazedeki ürünleri kapsar. Bu tip elbiseler, petrokimya ve elektrik işçilerince

giyilen üniformalardan, dökümhaneler ve yüksek ısılarda çalışan diğer tesislerde giyilen

elbiselere kadar değişen bir yelpazeye sahiptir. Elbiseler tek veya çok katlı olabilir.

Nükleer, Biyolojik ve Kimyasallara (NBC) Karşı Koruma Giysileri: Çoğunlukla

askeri kullanım amaçlıdırlar. Bunlar çoğu zaman sentetik veya doğal elyaftan dokunmuş

ayrıca karbon elyaf ve köpükten oluşan çok katlı yapılardır.

Kimyasallara Karşı Koruyucu Giysiler: İnsana zarar veren kimyasallara karşı

koruma sağlayan elbiselerdir. Dünyada çok farklı toksik özelliklere sahip 100 binden fazla

kimyasal madde kullanılmaktadır. Zehirli kimyasallardan kaynaklanan riskler ortaya çıktıkça

kimyasallara karşı koruyucu görev gören giysi ve ekipmanın kullanımı artmıştır. Bu durum

belirli ölçüde de kimyasallara karşı koruyucu giysilerin ve ekipmanın kullanılmasını öngören

düzenleme ve standartlardan kaynaklanmaktadır. 41

Mekaniksel Koruma Giysileri: Kesilme, yırtılma, aşınma ve metal sıçramaları gibi

zararlara karşı korunmak için kullanılır. Tüm bunların sağlanabilmesi için giysilerin yüksek

mukavemetli tekstil liflerinden yapılması gerekmektedir.

Elektrikten Koruyucu Giysiler: Elektromanyetik ve elektrostatik olarak 2 ayrı

grupta incelenen elektrik zararlarından korunmak için kullanılırlar. Yüksek voltajla çalışan

kişiler, kesinlikle güç tutuşur, mukavim ve konforlu iletken koruma giysilerini tercih

etmelidirler. Bunun için doğal, sentetik ve metal ipliklerden yapılmış giysiler tercih edilir.

Temiz Oda Giysileri: Bu isimle adlandırılan giysiler çevreyi insandan kaynaklanan

kirliliklerden koruyan giysilerdir. İnsan vücudunun her gün 1 milyar deri hücresi döktüğü ve

insan vücudu ve giysilerin bir miktar toz, saç, iyonlar, kozmetikler, parfüm, tütün içerdiği göz

önüne alındığında kirliliği önleyen bu tip giysilerin optik, uzay araçları, yiyecek, ilaç sanayi

ve otomotiv sanayinde ne kadar önemli bir yeri olduğu inkar edilemez.

Radyasyona Karşı Koruyucu Giysiler: X-ışını ile çalışanlar, kanser tedavi

merkezlerinde çalışanlar ve iyonlaştırılan radyasyona maruz kalan diğer ortamlarda çalışan

işçiler için gereklidir.

 

 

Yüksek Görünürlüğe Sahip Giysiler: Bu giysiler de koruyucu giysiler olarak ele

alınmaktadır. Temelde üç ayrı tip olarak incelenmektedir.

- Reflektive (yansıtıcı) malzemeler: ışık etkisi altında kaldıklarında parlarlar

- Fotoluminesant malzemeler ise gün ışığı veya yapay ışığı emip enerji depolar ve

karanlıkta yeşil sarı renk verirler.

- Floresans malzemeler kırmızı oranj renk olarak gün boyu görünür.

Koruyucu elbiselerin insan sağlığını ve güvenliğini koruma işlevini yerine

getirmesinde elbisenin konforu da önemlidir. Yeterli konfor sağlamayan bir elbise yüklenilen

görevi yerine getirmede verimliliği azaltır. Eskiden daha ağır malzemelerden yapılan çelik

yelekler artık daha hafif ve dayanıklı olan tekstil malzemelerinden (aramidlerden)

yapılmaktadır.

Dünyada çok sayıda iş yerinde çalışanların sağlıklarının ve güvenliklerinin tehlikede

olması nedeniyle koruyucu elbise kullanılmasını zorunlu kılan uluslararası ve yerel yasal

düzenlemeler sıklaştırılmıştır. Koruyucu elbise kullanımını gerektiren sektörlerde koruyucu

giysilerin kullanılması yönünde bilinç artmaktadır. Yukarıda bahsedilen unsurla birlikte,

dünyadaki mevcut savaşlar ve sürekli savaş tehlikesinin varlığı, koruyucu elbise kullanımını

gerektiren sektör ve iş kollarındaki gelişmeler, ağır iklim şartları gibi faktörler sektöre olan

talebi belirleyen en önemli faktörlerdir.

11 Eylül olaylarından sonra uluslararası siyasette izlenen gergin politikalar sonucu

koruyucu elbiselere yönelik talep miktarı ve kullanımı artmıştır. Bu tarihten sonra özellikle

ABD’de güvenlik endişesi nedeniyle bu ürünlere yönelik talep patlaması yaşanmıştır.

 

 

Bina ve İnşaat Teknik Tekstilleri (Builtech)

Tekstil malzemeleri yıllardır binalarda kullanılmaktadır. Bu malzemelerin kullanımı

sentetik liflerin kullanımı ile birlikte artmıştır. Günümüzde hava alanları, stadyumlar, spor

salonları, fuar ve gösteri salonları, askeri ve endüstriyel depolar gibi yerlerde bu malzemeler

oldukça sık kullanılmaktadır. Bu kumaşların binalarda kullanılmasının çok sayıda avantajı

bulunmaktadır. Bir kumaş kılıfının ağırlığı tuğla çelik veya betonun ağırlığının 1/30’u

kadardır. Bu sayede hem maliyet azalmakta hem de daha az takviye gerektirmektedir.

Tekstiller fuar veya spor faaliyetlerinde kullanılabilecek engelsiz açıklıklar (tekstille örtülen)

sağlar. Oldukça kolay kurulup oldukça kolay sökülürler. Kolay zarar görmez ve çabuk tamir

edilirler. Deprem v.b. afetlere oldukça dayanaklıdırlar. Membran yapılar da binalarda

kullanılmaktadır. Sentetikle kaplanmış veya lamine edilmiş kumaşlar mukavemeti ve çevresel

dayanımı artırmaktadır. 42

Çadırlar, tenteler ve güneşlikler gibi geçici yapılar tekstillerin en görünür ve belirli

uygulamalarından bazılarıdır. Bunlar, önceleri ağır pamuklulardan yapılırlarken, şimdi ise

daha hafif, mukavemetli, çürümeye, güneş ışıklarına ve hava etkilerine (sıkça ateşe) dayanıklı

sentetik malzeme çeşitlerine artan bir şekilde ihtiyaç duymaktadır. Oldukça yeni bir kategori

sayılan “mimari membranlar” spor stadyumları, fuar merkezleri (örneğin Greenwich

Millenium Dome) ve diğer modern binalar gibi yarı saydam yapıların inşaasında göze  hemen sınırsızdır.

Bazı tekstiller duvarları rutubete karşı korumak için nefes alabilen membranlar olarak

kullanılırken; nonwoven cam ve polyester kumaşlar, halihazırda, çatı kaplama uygulamaları

için büyük ölçüde kullanılmaktadır. Lifler ve tekstiller bina ve ekipman yalıtımında da önemli

bir rol oynamaktadır. Cam lifleri şu anda tüm dünyada asbest liflerinin yerine

kullanılmaktadır.

Kompozitler genellikle inşaat alanında parlak bir geleceğe sahiptir. Mevcut cam

takviyeli malzeme uygulamaları, duvar panellerini, fosseptik depolarını ve sağlıkla ilgili

teçhizatları içermektedir. Cam, polipropilen ve akrilik lifleri ve tekstillerin hepsi betonun,

sıvaların ve diğer inşaat malzemelerinin çatlamasını önlemede kullanılmaktadır. Şimdi daha

yenilikçi bir kullanım köprü inşaasında camın bulunmasıdır. Japonya’da karbon lifi depreme

dayanıklı binalar için muhtemel bir takviye malzemesi olarak büyük bir ilgi çekmektedir

ancak bu malzemenin fiyatı halen geniş çaplı kullanım için yüksektir. 43

Betonların kuvvetlendirilmesi, kopma ve eğilme mukavemetlerinin artırılması

amacıyla lif kullanmak (fiber-reinforced concrete) artık tüm inşaat sektöründe yaygın olarak

başvurulan bir yöntemdir. Bu malzemeler kompozit olarak adlandırılmaktadır. Son on yıldır,

yapı sektöründe çimentoyu güçlendirmek maksadıyla lif takviyeli polimer (fibre reinforced

polymer-FRP) kullanımında önemli bir artış olmuştur. FRP genellikle polyester, vinil ester

veya epoksi polimer matrisinin içinde devamlı aramid, karbon ve cam elyafının

yerleştirilmesiyle elde edilir. Bu malzemelerin mekanik özellikleri çeliğe göre çok farklıdır.

Bu özellikler kullanılan elyaf ve reçine tipine göre değişmektedir. Genellikle FRP ler çeliğe

göre daha düşük ağırlıkta, düşük Young modülüne sahip fakat daha kuvvetlidir. Ayrıca bu

malzemelerin yük-uzama eğrileri dik olup, gevrek yapıdadırlar. FRP malzemelerin çeliğe göre

en önemli avantajları, çelik gibi korozyona uğramamalarıdır.

Binalarda iyi bir yalıtım sağlamak ve konfor şartlarının temini bakımından, yapı

sektöründe kaliteli binalar inşa edilmesinde önemli bir etkendir. Yalıtım denildiğinde

öncelikle ısı, su ve ses yalıtımı akla gelmektedir. Binaların çatılarında, iç duvar, döşeme veya

tavanlarında yalıtım amacıyla çok farklı tipte ürünler geliştirilmiştir.

Son yıllarda Amerikan DuPont firması, inşaat ve binaların kullanımları esnasında

ortaya çıkabilecek sorunları önlemek amacıyla Tyvek adı altında su yalıtım örtülerini

piyasaya sürmüştür. Tyvek örtüler, nemin atmosfere serbestçe ve güvenli bir şekilde çıkışını

sağlarken aynı zamanda hava girişini kısıtlayıp su girişini engeller ve böylece binaların dış

cephelerini korur. Tyvek, nefes alan su yalıtım örtüleri genel olarak esnek, yüksek yoğunluklu

polimerden mamul dokunmamış elyaf malzemeleridir.

Tekstil malzemeleri hafif olmalarından dolayı açık alanların üzerlerinin kapatılması

maksadıyla gün geçtikçe daha fazla kullanılmaktadır. Diyafram veya çadır bezi olarak

niteleyebileceğimiz bu teknik dokumalar farklı yapılarda, estetik amaçlı veya işlevsel amaçlı

kullanılmaktadır.44 Alıntı yapılan makalede diyafram veya çadır bezi olarak nitelendirilen

teknik dokumalara örnekler aşağıda verilmektedir

 

- Touluse Havaalanı Uçak Hangarı, Fransa-yapım yılı 1993, 1400 m² akrilik

kaplı PES/PVC membran

- “Burj Al Arab Oteli”, Dubai, dünyadaki ilk yedi yıldızlı otel-yapım yılı:

1999, 1550 g/ m² ağırlığında Dyneon ile kaplı cam elyaf membran (kanvas

1/1 dokuma kumaş).

- Ankara Hipodromu-yapım yılı: 1998, PVC kaplı polyester kumaş

- Turin’de Alışveriş Merkezi-yapım yılı 1999, 8500 m², PVC kaplı polyester

kumaş

- Roskil’de-Danimarka’da Avrupa’nın en büyük açık hava festivalinde tekstil

malzemesinden kurulmuş sahne, yapı yılı 2000, 1300 m², malzeme turuncu

renkli PVC kaplı polyester kumaş.

Bina ve inşaat teknik tekstilleri pazarı son yıllarda önemli gelişmeler gösteren teknik

tekstil alanlarından birisidir. Bu sektörün gelişimi büyük oranda yapı sektöründeki

 

 

gelişmelere bağlıdır.

 

 

Tarım Teknik Tekstilleri (Agrotech)

Tarım ve hayvancılık sektöründeki rekoltede iklim koşulları önemli derecede etkili

olmaktadır. Tarımsal ürünlerin üretilmesinde olumsuz doğa koşullarının etkisinin en aza

indirilmesi için ürünlerin korunması, toplanması ve saklanması için tarım teknik tekstilleri

kullanılmaya başlanmıştır. Tarımsal alanları dolu, rüzgar, doğal afet gibi olumsuz hava

koşullarından ve zararlı böceklerden korumak için nonwoven, örme ve dokuma

konstrüksiyonlar önemli bir işlev yüklenmektedir.

Balıkçılıkta, tarımsal ürünlerin paketlenmesinde, bitkilerin büyüme sürecinin

hızlandırılmasında, ürünlerin UV ışınlarından korunmasında, besicilikte hayvanların hava

şartlarından korunmasında, tarımsal alanların ilaçlanmasında, yabani otların büyümesinin

önlenmesinde, erozyon ve drenaj gibi bir çok uygulamada tarım teknik tekstilleri

kullanılmaktadır. Bu uygulamalara yönelik ürünlerin tarım sektöründe kullanımı son yıllarda

yaygınlaşmıştır. Böylelikle, tarım teknik tekstilleri tarım ve hayvancılık sektöründeki bir çok

ihtiyacı karşılamış ve bir çok yeni uygulamayla eski yapıların yerine kullanılır hale gelmiştir.

Bu ürünlerin kullanımı tarım ve hayvancılık sektörlerindeki verimi, rekolteyi ve kaliteyi

önemli ölçüde artırmaktadır.

Türk tarım sektörünün kronik sorunlarından olan hasat öncesi ve sonrası ürün

kayıplarının en aza indirgenmesi, üretimde verimliliğin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi

açısından bakıldığında, tarım teknik tekstilleri ülkemiz için önemli bir potansiyel arz

etmektedir. Ayrıca, katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin üretilmesinde tarım teknik

tekstillerin kullanılması, bu ürünlerden elde edilebilecek rekoltelerin artırılmasına önemli

katkı sağlayacaktır. Bu amaca ulaşmak için tarım teknik tekstilleri konusunda büyük çapta

üretim yapan firmalarımızın/çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi gerekmektedir.